Bir hikâye anlatmak istiyorum size. Hani bazı anlar vardır ya, beklemek bile kalbinizi ısıtır; işte öyle bir andayız şimdi. Gözlerimizin içine hayali bir sahne düşüyor: Karanlık bir odada televizyonun ışığı parlıyor, hep birlikte “Acaba What If 2. sezon ne zaman gelecek?” diye birbirimize bakıyoruz. Birimiz umut dolu, birimiz sabırsız, birimizse stratejik planlar yapıyor… Çünkü beklemek, aslında kendi hikâyemizi yeniden yazmak gibi bir şeydir. Beklemenin Hikâyesi: Kadınlar, Erkekler ve “What If” Bir masanın etrafında toplanmışız. Erkek karakterimiz, çözüm odaklı bakışıyla hemen bilgisayarı açıyor: “Tarihleri araştırırım, bir mantık kurarım, kesin bir yol buluruz.” diyor. Kadın karakterimiz ise gülümseyerek, daha empatik bir şekilde…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Genzi Nasıl Yazılır? Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan Davranışlarını Çözümlemeye Çalışan Bir Psikoloğun Meraklı Girişi Davranışlarımız, kelimelerimiz, yazdıklarımız, aslında bilinçli veya bilinç dışı şekilde ruh halimizi, düşünce yapımızı ve içsel dünyamızı yansıtır. Bir psikolog olarak, her kelimenin bir anlam taşıdığını, her ifadenin bir duyguyu, düşünceyi veya hatta bir kişilik özelliklerini yansıttığını fark ederim. Bu yazıda, kelimelerin gücünü ve özellikle bir sosyal medya terimi olan “Gen Z”nin (ya da “Gen Z”nin Türkçe karşılığıyla “Genzi”) yazımına nasıl yaklaşıldığını, psikolojik açılardan nasıl çözümleyebileceğimizi tartışacağız. Bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji boyutlarında bu kavramı incelemek, bizim nasıl düşündüğümüzü, hissettiğimizi ve başkalarıyla ilişkiler kurarken nelere dikkat…
Yorum Bırak7. Sırada Hangi Gezegen Var? Edebiyatın Işığında Bir Keşif Kelimenin gücü, edebiyatın büyülü dünyasında bir değişim yaratır. Her kelime, bir evreni barındırır, her cümle, bir yolculuğun kapılarını aralar. Bazen bir kelime, hayatımızı dönüştürebilir, bazen de bir öykü, bizi başka dünyalara götürür. Edebiyat, hem bireysel hem de evrensel bir anlatıdır; tıpkı gezegenler gibi, her biri bir hikaye, bir anlam taşır. Peki ya gezegenler? Onlar da birer metafor mu, yoksa sadece uzaydaki cisimler mi? Bugün, “7. sırada hangi gezegen var?” sorusunu edebiyatın büyülü perspektifinden inceleyeceğiz. Geleceğe dair umudun, geçmişin izlerinin ve varoluşun derinliklerinin gezegenlere nasıl yansıdığına dair bir keşfe çıkıyoruz. Gezegenlerin Edebi…
Yorum BırakHerkese merhaba! Bugün sizlere tarihin en “güçlü annesi”ni tanıtacağım. Evet, doğru tahmin ettiniz; ilk Valide Sultan’dan bahsedeceğiz! Kim derdi ki, Osmanlı İmparatorluğu’nun tahtını sarsan, padişahları dizayn eden bir “Valide Sultan” olacağını? Şimdi düşünün de, kendi annemiz, imparatorluk yönetiyor! Hem de bu kadar stratejik, çözüm odaklı ve bir o kadar da empatik! Hadi gelin, bu güçlü kadının kim olduğunu biraz eğlenceli bir şekilde keşfedelim. İlk Valide Sultan: Hadi Biraz Gerçekleri Yapalım İlk Valide Sultan Kimdir? İlk Valide Sultan, 16. yüzyılın en güçlü kadınlarından biri olan Aimee Sultan değil, Hürrem Sultan’dır. Hürrem Sultan, Osmanlı İmparatorluğu’nun padişahı Süleyman’ın eşi olarak tarihe geçmiştir ve…
Yorum BırakResmi Belgede Sahtecilik Mağdur Kim? Ekonomik Bir Perspektif Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları: Bir Ekonomistin Girişi Ekonomistler, insan davranışlarını genellikle seçimler ve sınırlı kaynaklar üzerinden analiz eder. Bir birey, sahip olduğu kısıtlı kaynaklarla (zaman, para, iş gücü vb.) en iyi kararı verme çabası içindedir. Ancak bu seçimler, sadece bireysel yararı değil, toplumsal düzeyde de sonuçlar doğurur. İyi seçilmiş bir karar, toplumsal refaha katkı sağlarken, kötü seçimler ciddi ekonomik sorunlara yol açabilir. İşte, resmi belgede sahtecilik de tam olarak bu “kötü seçimlerin” ekonomik sonuçlarından biridir. Resmi belgede sahtecilik, sadece bireysel mağdurları etkilemekle kalmaz, daha geniş ekonomik ve toplumsal sorunları da tetikler.…
Yorum BırakAtatürk Neden Türkçe Ezan Okuttu? Atatürk’ün Türkçe ezan okutma kararı, Türk milletinin tarihindeki önemli dönüm noktalarından biridir. Bu karar, sadece dini bir mesele değil, aynı zamanda toplumsal, kültürel ve siyasi anlamlar taşıyan bir değişim simgesidir. Peki, bu kararın arkasında ne yatıyordu? Atatürk’ün Türkçe ezan okutmasının nedeni nedir? Gelin, bu soruyu farklı bakış açılarıyla derinlemesine inceleyelim. Erkeklerin Objektif ve Veri Odaklı Yaklaşımı Erkekler genellikle olaylara daha analitik ve objektif bir açıdan yaklaşma eğilimindedir. Bu perspektiften bakıldığında, Atatürk’ün Türkçe ezan okuma kararının, sadece dini bir değişimden çok, toplumsal bir dönüşümün parçası olduğu söylenebilir. Atatürk, Cumhuriyetin ilanından sonra Türk halkını çağdaş bir toplum…
Yorum BırakGemi Adamı, Gemici Ne Demek? Pedagojik Bir Bakışla Anlamını Keşfetmek Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü: Bir Eğitimcinin Bakışı Öğrenme, her bireyin hayatında bir yolculuktur. Bu yolculuk, bazen deniz gibi engin, bazen de fırtınalı ve belirsiz olur. Biz eğitimciler, bu yolculuklarda öğrencilerin güvende ve başarıyla ilerlemeleri için onlara rehberlik ederiz. “Gemi adamı” ve “gemici” terimleri, çok basit gibi görünse de, aslında derin anlamlar taşır. Bu terimler, hem bireysel hem de toplumsal öğrenme süreçlerinde önemli metaforlar olarak karşımıza çıkar. Gemi adamı, bir geminin tüm işleyişinden sorumlu, görevli ve sorumluluk sahibi olan kişidir. Gemici ise daha spesifik bir rolü ifade eder; genellikle geminin işletilmesi ve…
Yorum BırakHalk Ozanları Kimlerdir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış Halk ozanları, tarih boyunca toplumların sesini duyurmak, dertlerini paylaşmak ve kültürel mirası yaşatmak için önemli bir rol üstlenmişlerdir. Fakat, bu ozanlar sadece sözleriyle değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kavramlara dair derin bir etki de yaratmışlardır. Onların hikâyeleri, halkın taleplerini, sevinçlerini ve acılarını anlatırken, aynı zamanda toplumsal yapıları şekillendirmiştir. Peki, halk ozanları kimdir? Kadınların toplumsal etkileri ve empati odaklı yaklaşımları, erkeklerin ise çözüm odaklı ve analitik bakış açıları ile bu figürler nasıl şekillenmiştir? Gelin, bu soruları derinlemesine ele alalım. Halk Ozanlarının Rolü: Kültürel Taşlayıcılar…
8 YorumAllah Kıskançtır Ne Demek? Felsefi Bir Bakış İnsanlık tarihi boyunca, Tanrı’nın doğası ve sıfatları üzerine derin tartışmalar yapılmıştır. Bu tartışmalar, farklı kültürler ve dini geleneklerde benzer sorulara farklı cevaplar aramaktadır. “Allah kıskançtır” ifadesi, özellikle teolojik anlamda dikkatle ele alınması gereken bir konudur. İnsan zihninin sınırlı algısı ile yüce bir varlığın sıfatlarını anlamaya çalışmak, her zaman karmaşık ve çetrefilli bir mesele olmuştur. Peki, “Allah kıskançtır” ne demektir? Bu soruyu felsefi bir bakış açısıyla, etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden incelemek, bize yalnızca dini bir kavramı değil, aynı zamanda insanın Tanrı’yla kurduğu ilişkiyi de derinlemesine anlamamıza olanak tanıyacaktır. Etik Perspektiften: Kıskanmak ve Ahlaki…
6 YorumÖzel Harp Dairesi Nereye Bağlı? Güvenlik, Güç ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış Toplumlar her zaman güvenlik, devletin rolü ve gizlilik gibi dinamikleri tartışır. Türkiye’de de bu sorular en çok gündeme gelen başlıklardan biridir. Birçok kişi, devletin güvenliğini sağlamakla görevli olan kurumların nasıl işlediğini, kimin neyi denetlediğini ve toplumsal hayatla nasıl etkileşime girdiğini merak eder. Özel Harp Dairesi, bu tartışmaların merkezinde yer alan bir kurumdur. Peki, bu özel birimin hukuki ve toplumsal olarak nerede durduğunu, kimlere bağlı olduğunu tam olarak biliyor muyuz? Bugün, bu soruyu daha derinlemesine inceleyecek ve sadece güvenlik boyutunu değil, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi…
Yorum Bırak